Kitaplardan Şarkılar

Hakan Günday’ın Kitaplarında Yer Alan Şarkılar

Hazırlayan: Gökay Sarı Modern zamanların en beğenilen yerli yazarlarından biri Hakan Günday. Edebiyat severler kendisini yaklaşık on beş senedir yakından takip ediyor. 1976 yılının Mayıs ayının yirmi dokuzuncu günü Rodos’ta doğan yazar, farklı ülkeler ve şehirlerde tamamladığı eğitim hayatının ardından, 2002 yılında yazmış olduğu ilk romanı Zargana ve ertesi yıl yayınlanıp, yazara edebiyat dünyasındaki haklı şöhretini kazandıran Kinyas ve Kayra’yla adını duyurdu. Birçok yabancı lisana çevrilen eserleri, farklı ulusların okuyucularından ve eleştirmenlerinden beğeni toplamayı, olumlu yönde eleştiriler almayı rahatlıkla başardı. Hakan Günday’ın kitaplarının konumuz olmasının nedenlerinin başında, edebi niteliğinin yanı... Devamını oku →

 

Kitaplardan Şarkılar: Kuşlar Yasına Gider (Hasan Ali Toptaş)

Hazırlayan: Ahmet Yıldıray Ata Baba Kitap bitti Bir ufak açtım Ve masaya sen geldin Baba Hiçbir tamlama Bizi bu kadar yok edemezdi. Baba -ilk öğrendiğim kelime- bütün hayatımızın akışını bozan bütün trajedilerin senaristi gibi Hasan Ali Toptaş. Kimine göre (Stefan Weinder) sadece onu okumak için bile Türkçe öğrenmeye değer, kimine göre (Andrew Riemer) yazarlık adeta ona bahşedilmiş. Gölgesizler gibi bir şahesere imza atan Hasan Ali Toptaş, bu kez yalın ve sonu belli roman ile çıkıyor karşımıza. Duygularla konuşarak betimlemelerle gözümüzü yaşartarak babasının deyimi ile “aldatılmanın yakıştığı bir evladın gözünden” babasının... Devamını oku →

 

İlhami Algör – Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

Öncelikle niçin bu kitabı seçtiğimizi birazcık anlatalım. Popüler kültürün gazabından sakınmaya çalıştığımız post-post-modern dünya halinde kitapların sinemaya uyarlanmasıyla, yazılan eserin atmosferinin dışına çıkılması işten bile değil. Bilahare diğer taraftan, kitaplardan uzaklaşmış nesle belki de bu eylemi sevdirmesi de olası. Bu kitabı seçmemizin ilk sebebi budur: filmden ziyade kitabın aslında nasıl bir atmosferde geçtiğine dair müzikleri aracı tutmak. İkinci bir sebebi ise, diğer kitaplardan biraz farklı olarak, müziklerin, şarkıların kitabın içinde yedirilmiş olması. Yani, bir olay karşısında arka planda çalan bir şarkının tarifi veya direkt ismi değil de, teşbih yoluyla şarkıların... Devamını oku →

 

Haruki Murakami – Sahilde Kafka

Feyza Nur Arguç “Sen dünyanın kenarında oturuyorsun Ben artık olmayan bir kraterin içinde. Harflerinden yoksun sözcükler Duruyor kapının gölgesinde. Uyuyan bir kertenkelenin üstüne parıldıyor ay, Küçük balıklar yağan göklerden. Pencerenin dışında askerler var Bıçaklarla kendilerini öldüren. Kafka sahilde bir sandalyede oturuyor Anlaşılan, dünyayı döndüren sarkacı düşünmekte. Kalbin ne zaman kapalı ise Yerinden oynamayan sfenksin gölgesi Düşlerini delen bir bıçağa dönüşmekte. Boğulan kızın parmakları Giriş taşını ve daha fazlasını arıyor. Mavi elbisesinin ucunu kaldırıp Sahildeki Kafka’ya bakıyor.” “Farkında olmadan, John Coltrane’nin soprano saksofon solosunu ıslıkla çalmayı bırakmıştım. Artık, McCoy Tyner’in piyano... Devamını oku →

 

Sabahattin Ali Şarkıları

Görüşleri sebebiyle katledilişinin ardından 67 yıl geçen, kısacık hayatında mükemmel eserler veren Sabahattin Ali’nin şiirlerinden bestelenen şarkılara yer veriyoruz. Feyza Nur Arguç Söze ilkin, Değirmen adlı öyküsünden alıntı yaparak başlayalım; “Siz sevemezsiniz adaşım, siz, şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler. Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz.” Dünya denilenin çilesi altında yaşanılan birçok acının yansıması illa ki sanatta vuku bulacaktı. Yazdığı bir şiir sebebiyle Sinop cezaevine gönderilen Sabahattin Ali orada Sandıkçı Şükrü denilen, Rizeli bir Robin Hood ile... Devamını oku →

 

Korkma Ben Varım

Alman romancı ve filozof Goethe, “Mimariyi donmuş bir müzik olarak tanımlarım” diyerek sanatın birbiriyle perçinleşmiş o iç içeliğini net biçimde yansıtmıştı. 90’lı yılların bize en güzel hediyelerinden biri olan post-rock’ı ifade eden o meşhur “şüphesiz ki, post-rock kalplere şifadır” söz dizimini, yine şüphesiz ki edebiyat ve müzik birleşiminde katmerleşmiş bir şekilde tasdik edebiliriz. Kitapların yol göstericiliği ışığında, kelimelerin gücünün notalarla harmanlandığı o muazzam aromayı, senkronizasyonu düşünmemek elde değil. Nitekim, birçok yazarın bu yolda müzikten aldığı ilham yadsınamaz bir gerçeklik olarak kitaplarında karşımıza çıkıyor. Bu vesileyle, hem kelimelerin hem de notaların... Devamını oku →