Haberler

Haruki Murakami’nin Caz Arşivi

Hazırlayan: Gökay Sarı 1949’da, Japonya’nın eski başkenti Kyoto’da doğan ve şimdiye kadar yazmış olduğu eserlerin birçoğu tüm dünyada elliden fazla lisana çevrilen bir yazar Haruki Murakami. Çocukluğunu ve gençliğini Kobe’de yaşamış, ardından Tokyo’ya yerleşip Waseda Üniversitesi’ni bitirmiş. Lisans eğitiminin ardından da, eşiyle birlikte ufak bir Jazz bar açıp, bu mekanı yedi sene işletmiş. Japonya’da fazlasıyla sevilen ve saygı gören yazar, müziğe dair tutkusu ve yazılı eserlerinde barındırdığı müzikal içerik ile de müziğe dair olan tutkusunu her daim yansıtmış. 2005 yılında yayınlanan “Sahilde Kafka” isimli kitabı ile edebiyat dünyasındaki sağlam konumunu... Devamını oku →

 

King Gizzard & The Lizard Wizard – The Murder Of The Universe (2017)

Sene içerisinde 5 albüm yayımlayacağız diyerek sıradışı bir beyana imza atan grup, senenin ilk albümünü Şubat ayında yayımlamıştı - ilk albümün yazısı için tıklayın - İkincisi için de tarih 23 Haziran. Distopyan zamanlardan geçiyoruz ve bundan etkilenmememiz mümkün değil diyerek açıklıyorlar albümü. İnsanlığın çöküşünün de yapay zekalar, virüs savaşları ile olacağını ve iklim değişikliğinin büyük sorunlar yaratacağına inanıyorlar. Albümün tanımı olarak da görsel, betimsel ve kasvetli ifadelerini kullanıyorlar. 3 bölüme ayrılan albümün son bölümü olan 13 dakikalık kısmı ise yayımlandı. Aşağıdan dinleyebilirsiniz. Banner Görsel: Berat Pekmezci

 

Gel Otur ve Dinle

Berlin‘de, şehrin merkezinde bir yerde Brezilyalı müzisyen Pedro Carneiro Silva, orgu ve karşısında boş bir sandalye ile birilerinin gelip sandalyeye oturmasını bekliyor. Hiçbir kuralın ve dinleyiciye herhangi bir bilgilendirmenin olmadığı bu hikayede, Silva karşısında oturan kişiye özel yeni bir parça yaratıyor. Fazlasıyla yaratıcı bu fikrin 3 videosunu aşağıda bulabilirsiniz.

 

Dünden Bugüne ‘Indie’

Hazırlayan: Gökay Sarı Bugünlerde bir üretim eğer ki havalı, yaratıcı ve farklı ise ‘Indie’ oluyor… “’Indie’nin kelime anlamıyla ve her şeyiyle ‘indie’(bağımsız) olduğu zamanları hatırlıyorum.” diyor, Sean McCabe. Otuz beş yaşındaki New Yorklu sanat yönetmeni McCabe, “Gençliğimin ve yetişkinliğimin erken yıllarında, bütün zamanımı müzik marketlere gidip, saatlerce peşinde olduğum albümü arayarak geçirdim.” diye devam ediyor gülümseyerek. Ancak, “Şimdi işler değişti.” diye ekliyor buruk bir eda ile. ‘Indie’ terimi, normalde ‘independent art’, yani bağımsız, yapımcı şirketlerin ve etiketlerinin desteği olmadan, farklı, kültürel olarak zamanının ana akımının(mainstream) dışında kalarak üretilmiş olan müzik,... Devamını oku →

 

Slowdive’dan 22 Yıl Sonra Gelen Şarkı

Hazırlayan: Müge Önder Kült shoegaze grubu Slowdive, 22 yıl aranın ardından geçtiğimiz aylarda çıkardığı “Star Roving” isimli parçayla sessizliğini bozmuştu. 1995 yılında yayınladıkları “Pygmalion”dan sonra uzun süre üretimde bulunmayan grup, yeni albümünü “Dead Oceans” etiketiyle 5 Mayıs’ta piyasaya süreceklerinin haberini verdi. Grup, aynı zamanda yeni albümde yer alacak parçalardan biri olan “Sugar for the Pill” için bir video da yayınladı.

 

Dünyamızın Bilinen En Eski Melodisi

Hazırlayan: Gökay Sarı Arkeolojik çalışmalarda dünyanın her yerinde olduğu gibi, Orta ve Yakın Doğu’daki ülkelerde de antik medeniyetlere dair akıl almaz şey bulunuyor. Bulunan her türlü obje, araç ve gereçler  ‘tarihi eser’ olarak kabul ediliyor elbette, döneminin kaynaklarıyla üretilmiş nesneler, çanak çömlekler, testiler, tekerlekler… Ancak Suriye’de, tarihi bir “sanat eseri” de bulundu. Dünya’daki bilinen en eski melodi olarak kabul edilen “Hurrian Hymn #6”. Sümerlerin geliştirdiği ‘çivi yazısı’ tekniği ile kil tabletler üzerine yazılmış olan “Hurrian Şarkıları” bir müzik koleksiyonu. Suriye’nin kuzeyinde yer alan Canaan bölgesinde, Amorit’lerin yaşadığı antik şehir Ugarit’te... Devamını oku →

 

James Brown Olmak

Hazırlayan: Gökay Sarı ‘Soul’ müziğin babası, Funk’ı icat etti, arkadaşlarıyla öncülük etti ve ‘rap’ müziğin de temellerini attı. Tüm bunları zamanın şart koştuğu kuralları reddederek gerçekleştirdi. “Dünyanın en kötü adamı”nın özel hayatına dair… Amerika’nın Georgia eyaletinde, Augusta’da 2005 yılının ortalarında, Broad Sokağı’nın ortasına Soul müziğinin babası James Brown’ın bronzdan yapılmış bir heykeli dikildi. Rolling Stones dergisinde çalışan Jonathan Lethem, James Brown ile görüşmek ve Augusta Studio’daki yeni albümünün kayıtlarındaki gelişmeleri gözlemlemek için gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında gidip şu heykele bir bakmış. O’na göre Brown’ın heykeli pek çok açıdan garipti. Birincisi,... Devamını oku →

 

Müzik İle Beyninizi ve Üretkenliğinizi Etkilemenin Bilime Dayalı Yöntemleri

Hazırlayan: Gökay Sarı Görsel: Andrea De Santis İşte yine aynı sandalyede oturuyorsunuz, karşınızdaki ekranda tarayıcınız açık, kulağınızda ofisinizdeki o klasik uğultu, yetiştirmeniz gereken işlerin hepsi not defteriniz üzerine yayılmış duruyor. Sonra… Birden bire hiçbir şey yapasınız kalmıyor. Monotonlaşmış bir ‘motivasyon eksikliği’ ile yüz yüze geliyorsunuz, işinize odaklanmak için daha önce duyduğunuz metotları denemeye başlıyorsunuz. Dikkat dağıtacak her şeyi uzaklaştırarak çalışmayı deniyorsunuz, “pomodoro metodu”nu deniyorsunuz. Hiç olmadı, iş yerinizden ayrılıp yakın çevrede ‘şöyle bir yürüyeyim de kafam açılsın’ diyerek adımlıyorsunuz. Herkesin ısrarla işe yaradığını iddia ettiği tüm bu önerileri yerine getiriyorsunuz... Devamını oku →

 

Partapart: IndieCity V

Partapart’ın her sene düzenlediği IndieCity Festival’ın beşincisi bu sene Dark Sky, Throwing Snow, Marc Pinol, Jacob Korn gibi isimlerle, 4 Mart Cumartesi günü Salon IKSV ve Sumahan’da. Partapart merkezinde müzik olan bir topluluk. 5 senelik geçmişinde 20’den fazla sanatçı ile 30’dan fazla albüm yayınlamış bir plak şirketi, lokal ve yabancı konuklarıyla farklı bir çok mekanda etkinlik gerçekleştiren ve her sene büyük ilgi gören IndieCity Festival’ın ev sahipleri. Geçtiğimiz sene Weval, JMII gibi isimleri ağarlayan festivalin bu seneki konuklarından biri Monkeytown Records’dan albüm yayınlayan ve canlı performansları ile dikkat çeken Dark... Devamını oku →

 

PRDS-Direct ile Dijital Müzik Platformlarında Yer Alın

Geçen hafta yazdığımız “Müzik, Dijital Dünyada Kitlelere Nasıl Ulaşır?” yazısında müziğin plaktan günümüze gelişimini ve spotify, itunes gibi online müzik platformlarında nasıl yer alınabileceğini, plak şirketinin rolünü, distribütör sisteminin nasıl işlediğini yazmıştık. Bu hafta ise, plak şirketi olmadan dijital mecralarda nasıl yer alınır sorusuna cevap aradık. Arada kimse olmadan, direkt distribütörle çalışabileceğiniz bir sistem bulduk. PRDS-Direct, Avrupa’nın en büyük dijital müzik distribitörlerinden biri olan Paradise Distribution’ın hayata geçirdiği “Direkt Dağıtım” servisi. Bu sistemle şarkılarınızı direkt olarak Apple Music, Spotify, Deezer, Beatport gibi birçok mecraya yükleyebiliyorsunuz. Bu şarkıların dinlenme ve indirmelerinden... Devamını oku →

 

« Eskiler