Belgesel

Belgesel: Crossing The Bridge

Hazırlayan: Özge Usta Köprüyü Geçmek neden bu kadar güzel Firdevs Hanım, Alexander Hacke ile ne ilgisi var? Filmde Alman deneysel rock grubu Einstürzende Neubauten’ın basçısı Alexander Hacke abimizle İstanbul’da bir tur atıp, buranın müziğini dinliyoruz. İki yakanın ortasında bir teknede Baba Zula’yı dinlerken başlayan filmde Duman’ından Ceza’sına, Erkin Koray’ından Orhan Gencebay’ına, Siya Siyabend’inden Müzeyyan Senar’ına kadar bir sürü büyük sanatçıyı dinlerken, 10 yıl öncesinin İstanbul’unu gezmek insanı “Aaah aah, biz eskiden Beyoğlu’nda takım elbiseyle dolaşırdık” diyecek kadar nostaljik hissettiriyor. Sadece İstanbul ile sınırlı kalmayıp bir şehirlerarası otobüsle Selim Sesler’in memleketi... Devamını oku →

 

Replikas Belgeseli

Hazırlayan: Mustafa Şardan Yerli alternatif sahnenin en eski gruplarından Replikas’ın 2011 tarihli TRT’de yayımlanmış “Sessiz Olmaz” belgeseli hakkında yazmadan önce biraz grup hakkında konuşmak gerekiyor. Anlatmam gerekenlerin çok küçük bir kısmını sunacağım, geri kalanına da belgeseli anlatırken yer vereceğim. Öncelikle, Replikas memleketin en büyük gruplarından biri. Bu büyüklük tanınırlıktan değil, müzikaliteden geliyor. Onlara belli başlı televizyon programlarında pek denk gelmeyiz, piyasanın hit diye tabir ettiği herhangi bir parça da çıkarmamışlar ve yüzbinler/milyonlar izlenen youtube parçaları yok çünkü Replikas ticari kaygıya hayatında yer vermeyerek her zaman müziğin peşinden gitmiş ve içinde biriktirdiklerini... Devamını oku →

 

Radiohead Belgeseli: Meeting People Is Easy

Radiohead müzik sahnesine ilk büyük atılımını The Bends ile yapmıştır. Her ne kadar öncesinde Creep single’ı ile dikkatleri çekse de albüm bazında kendini gösterdiği, oturmuş ve yaratıcı bir müzik sunduğu The Bends’e kayıtsız kalmak mümkün olmamıştır. Bu albüm harika gitar partisyonları ve akılda kalıcı parçalarla bezelidir. Birçok Radiohead severin favori albümüdür. Kusursuz bir alternatif rock örneğidir. Dolu müzikal altyapısı ve iyi bir prodüksiyonla müzikalitesi yüksek hem agresif hem depresif bir albümdür. Albüm kayıtları boyunca Jonny Greenwood özgün bir ses yaratabilmek için birçok gitar ve amfi kiralamış bunların üstüne kafa yorup,... Devamını oku →