Aklıma Takılan

Chris Cornell’ın Ardından

Hazırlayan: Nilhan Degirmencioğlu 30 yaşındayım ve 11 yaşında ablamın müzik setini karıştırırken bulduğum bir kaset sayesinde tanışmıştım onunla. (o güne kadar sadece karmakarışık bir şekilde Nirvana, Metallica, Pulp, Red Hot Chili Peppers, Pearl Jam dinleyebilmiştim ancak) Günlerce başa sara sara dinledim ablamın arkadaşının verdiği o karışık kasetteki, yukarıda da paylaştığım şarkısı “sunshower”ı. Sadece o şarkı için dinledim o kaseti 1 sene boyunca. Artık ablama gına gelmişti ve kaseti doğru düzgün dinleyemeden nefret ettirmiştim ondan. Babama yalvar yakar 12 yaşıma geldiğimde bir albümünü aldırabilmiştim anca ama o bile yetmişti bana… Müziği ile... Devamını oku →

 

Sezen Aksu’nun Yeni Albümünde Onur Özdemir Şarkısı

Sakin’den tanıdığımız ve şimdi Onurr olarak müzik hayatına devam eden Onur Özdemir‘in “Kurtlu Kuyu” parçası, Sezen Aksu‘nun yeni albümü Biraz Pop, Biraz Sezen’de yer alıyor. Şarkının adı “Günaydın Memur Bey” olarak değiştirilmiş ve sözlerle de biraz oynanmış. Yaşananları, hayatı, duyguları, insanın içini çok iyi anlatan Onur Özdemir, bu parçada faili meçhul cinayeti, kurban kişinin ağzından anlatıyor. Ölümün acısı daha nasıl anlatılabilir? Dünya yıkıldı ben giderken Erimiş cesedim ne fayda Islak yağmuru emdim de Kurtlara yem oldum Dünyam şu naylon torbalarda

 

Jehan Barbur – Sarı

Hazırlayan: Nur Akdemir Bir ara sokakta öldüm… Dün Öylece yani. Birdenbire Boşluğa düşer gibi, sarı bir sessizliğin içinde Granit duvarlı binanın anlamsızlığına, Şehrin boşu boşunalığına içerlerken Bırakmışım son nefesimi kaldırıma Bitmiş, Öylesine yani. Birdenbire Yan binadaki otel odasından izliyordu oğlan Yüz ifadesini göremesem de Anlamış mıydı acaba öylece oturmadığımı? O sokakta bitti her şey Öğleden sonralarını bir bardak sütle geçiştiren Apartman sakinlerini düşlerken Sıkıntıdan Ölmüşüm… Dün Arka odada ütü yapıp Buharını burnuna çeken kadını, Mutfağında her öğün için soğan doğrayıp Gözyaşını kabuklara saklayan Madam Mari’yi Kocasıyla artık sevişemediği için, Kapı... Devamını oku →

 

Tür Saçmalatmaca 3

Tür saçmalatmacada 3. kayıt ile karşınızdayım. Konuşacak kişi olarak sadece kendimi bulduğum bir zamanda, evde sıkıntıdan patlarken ortaya çıktı. Yalnızlığın hüznü ile umudun birleşimi. Her Name is Calla yokluğu anlatırken, Wild Beasts umudu anlatıyor. evrim Oğuz Atay, Tutunamayanlar‘da söylüyor: “- Herkes geçer diyor. Geçer mi Olric? Herkes ne bilir acımı. Herkes ne bilsin acımızı. Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan.. Nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım. Ki nefessizlikten değil, nefesten boğulmaktır marifetimiz Olric. - Evet efendimiz - Bana katıldığını bilmek güzel. Arada ses vermen güzel.... Devamını oku →

 

Tür Saçmalatmaca 2

Tür saçmalatmacada 2. kayıt ile karşınızdayız. Sokakları arşınlarken iki şarkının birbirini takip etmesi ve mükemmel bir uyum sağlamaları ile ortaya çıktı. Karmakarışık hayatların karmaşık müziklerine gelsin. DM Stith’in GMS parçasını Franz Ferdinand ve Sparks’ın birleşmesinden oluşan FFS grubunun Call Girl’ü takip ediyor. Kaydın başında da Waking Life filminden bir sahne geliyor ve incecik bir mesajla: Dünyada 6 milyar insan olduğu ve arttığı doğru olabilir. Bununla birlikte yaptıkların bir farklılık oluşturur. Her şeyden önce somut olarak bir farklılık yaratır. Diğer insanlar için bir farklılık yaratır ve bir örnek oluşturur. Kısaca, yani... Devamını oku →

 

Aklıma Takılan: Waking Life

Bir keresinde bir arkadaşım şunu söylemişti: yapacağın en kötü hata, ‘hayatın bekleme odasında’ gerçekten de uyurken yaşadığını düşünmektir. Kurnazlık; senin uyanıkken sahip olduğun akıl yeteneklerinle, düşlerindeki sonsuz olanakları birleştirmektir. Eğer bunu yapabilirsen her şeyi yapabilirsin. Hiç nefret ettiğin ve gerçekten de sıkı çalıştığın bir işin oldu mu? Uzun, sıkı bir çalışma günü. Sonunda evine gidersin yatarsın, gözlerini yumarsın. Ve birden kalkar ve farkına varırsın ki o gün boyu çalışma sadece bir rüyaymış. İçine uyandığın hayatı asgari ücrete satmak yeterince kötüyken, şimdi bir de rüyalarını bedavaya alırlar. Waking Life filminden alınma

 

Aklıma Takılan: Dafi

Bir gün Moda’da yürürken karşılaştım onlarla, uzaktan seslerini duydum ve kulaklarım sese doğru ilerledi. Daha önce sokak sanatçılarından çağdaş klasik müziğe dair bir ses duymamıştım sanırım. Sesler o kadar güzeldi ki, zaman ve mekan kavramını tamamen değiştirebiliyordu. Çok yanlarında kalamasam da bir CD’lerini alıp oradan uzaklaştım. Albümlerini arabamda günlerce dinledim ve zaman – mekan kavramı, kendini sorgulama, kim olduğunu hatırlamaya çalışma devam etti. Aşağıdaki şarkılarına takılıp kaldım. Müziğe dair hiçbir şey bilmeseniz de, kemanları kendiniz çalıyormuşsunuz ve orkestranın şefi de sizmişsiniz hissi veriyor. Damoon Yaghobi ve Filip Kowalski’den oluşan ikilinin... Devamını oku →

 

Kiraz Tazele, Ruhları Tazele

bu küp benim hapishanem köşede çiçeğim, köşede ailem küpün altı duvarı var floresan altında solmuş insanlar dokuzdan beşe çalışıp, çalıştıkça alışıp yarışıyorum çalışıyorum hayatta kalmak için yaşımdan aşırıyorum kiraz tazele çayları tazele kiraz hayalleri tazele sizin oradan bir türkü söyle tazele ruhları tazele kiraz umutları tazele sizin oradan bir türkü söyle tazele çayları tazele kiraz hayalleri tazele sizin oradan bir türkü söyle yok patronun neşesi yok bugün pantolonumun ütüsü faydalı olmuyormuşum aklım ayda mıymış, uzayda mıymış ne ofiste hapis ofiste, o pis ofiste hapis ofiste hapis kiraz kirazlık yap biraz... Devamını oku →

 

Bu Şehrin Çocuklarına İthaf

Bu şehrin mahzenleri İrin kokar, kan kokar. Şehrin mahzenlerinde, Cinayet var, ölüm var. Anne girmem bu oyuncak dükkanına Orda toplar, tayyareler, tanklar var. Seviyorum soğut dalı atımı Tekme atmaz, ısırmaz. Ben yaşamak istiyorum, Bir ağac gibi, Serile serpile, boylu boyumca. Karınca kararınca değil ama. Anne girmem bu oyuncak dükkanına Orda toplar, tayyareler, tanklar var. Şiir: Cahit Irgat - Bu Şehrin Çocukları ve İthaf Seslendiren: Tuncel Kurtiz Müzik: Bolschewistische Kurkapelle Schwarz Rot Miks: KulakKurdu Ohrwurm

 

Tür Saçmalatmaca 1

Karmakarışık hayatların karmaşık müziklerine ithafen. Bir anda şarkıların birbirini takip etmesi ve kafada şimşeklerin çakması sonucu, Opera ile Hip-Hop birlikteliği, buyrunuz; Emika – Hush (Interlude) feat. Michaela Šrůmová Run The Jewels – Blockbuster Night Part 1

 

« Eskiler